NAZAR YASASI
BİREYSEL VAR ETME İLKESİ VE NAZARIN GÜCÜ. İç Çekim, Düşünce Fermantasyonu ve İnancın Kendi Gerçekliğini Kurması Hiç fark ettin mi? Neden bazı şeyler sürekli senin başına geliyor? Neden biri aynı olayı sıradan bir tesadüf olarak yaşarken, başka biri onu nazar olarak görür? Neden bir insan “Ben zaten şanssızım.” dedikten sonra hayatındaki her aksiliği bu cümlenin devamı gibi yaşamaya başlar? Ve daha derin soru şudur: İnsan yaşadığı şeye mi inanır, yoksa inandığı şeyi yaşadığı şeye mi dönüştürür? Ben bu sorunun merkezine Bireysel Var Etme İlkesini yerleştiriyorum. Bu ilke, insanın düşüncesiyle fiziksel evreni sihirli biçimde yarattığını söylemez. Daha farklı bir şey söyler: İnsan, inandığı şey ile yaşadığı olay arasında bir rezonans alanı oluşturur. Bu nedenle burada çekim dışarıdan içeriye doğru değildir. Çekim içeriden dışarıdaki deneyimin anlamına doğrudur. Ben buna İç Çekim diyorum. İnsan evrenden bir şeyi kendisine çağırmaz. Önce k...