İNANCIN ACI TOKATI
🌿 Belki de inanç, düşündüğümüz kadar akla ait değildir. Belki her inanç, içinde biraz aşk taşır. Çünkü insan yalnızca bir kişiye değil; bir hayale, bir söze, bir ihtimale, bir geleceğe de bağlanır. Ve bağlandığı her şey, bir gün tokat yiyebilir. Don Kişot’un tokadı bu yüzden yalnızca yüzüne değmedi. O tokat, onun gördüğü dünyaya indi. İnsan da hayatı boyunca böyle tokatlar yer. Bazen aşktan. Bazen dostluktan. Bazen kendi inandığı şeylerden. Ama en ağır olanı, insanın kendi kalbinin ikiye bölünmesidir. Bir yanın hâlâ sever. Bir yanın o sevgiden nefret eder. Bir yanın unutmak ister. Bir yanın unutursa kendinden bir parçanın öleceğini bilir. İşte manevi tokat budur: “Geçmesini istemekle, geçerse boş kalmaktan korkmak arasında sıkışmak.” Bazen insan gece boyunca hiçbir şey söylemez. Ama içinde, kimsenin duymadığı uzun bir isyan dolaşır. Sessizlik dışarıdadır. Çığlık içeridedir. Ve bazen insan, o çığlığı kimse duymasın diye daha çok susar. Çünkü bazı acılar anlatıldığında küçülmez; y...