Edebiyatın Dijital Adı: pixeldibiyat Yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz: "Edebiyat öldü." Hayır. Ölen edebiyat değildir. Ölen, edebiyatın eski biçimidir. Bir zamanlar edebiyatın en güçlü yönü karakterdi. Karakterin yürüyüşü, bakışı, suskunluğu, jestleri ve dünyada bıraktığı etki son derece belirgindi. Pinokyo’nun masumiyeti, Don Kişot’un deliliği, Alice’in düşsel merakı, Arsène Lupin’in zarafeti... Bunlar yalnızca kahramanlar değil; insan zihninde iz bırakan, davranışları etkileyen canlı modellerdi. Okur, bu karakterlerle yalnızca tanışmaz; onların dünyasına girer, onlarla düşünür, onlarla dönüşürdü. İnsan beyni bugün de hikâyelerle çalışıyor. Çünkü insan, kararlarını yalnızca mantıkla değil, anlatılar aracılığıyla da verir. Bir seçim, bir aşk, bir savaş, bir inanç ya da bir korku... Bunların her biri önce bir hikâyeye dönüşür, ardından davranışa yansır. Bir zamanlar entelektüellik; Shakespeare'i, Dostoyevski'yi, Aristoteles'i ya da Descartes'ı okuya...