SESSİZ NİYETİN FİZİĞİ
SESSİZ NİYETİN FİZİĞİ
Ses dışarıda başlamaz.
Ses, karar anında başlar. Ama bu karar düşünce değildir; daha derindedir.
İnsan bir şey söylemeden önce bir şeye yönelir. Bu yönelim ne kelimedir, ne duygu, ne de bilinçli bir tercihtir. Bu, nöron altı bir titreşimdir. Henüz adı yoktur. Henüz anlamı yoktur. Ama yönü vardır.
Bu yön beyinde yayılır. Nöronlar “ne söyleyelim” diye karar vermez. Nöronlar hangi frekansta olunacağını senkronize eder.
Titreşim ritme dönüşür. Ritim dalgaya karar verir. Dalga bedeni kullanır.
Nefes alınır. Akciğer dolar. Diyafram gerilir. Isı, su ve gaz birleşir. Buhar oluşur.
Buhar basınca dönüşür. Basınç titreşime. Titreşim dalgaya.
Ses böyle doğar.
Ses, düşüncenin ürünü değildir. Ses, bedenin buharlaşmış niyetidir.
Dalga çıktığı anda insana bir ihtiyaç doğar: isim vermek. Kelime budur.
Kelime sesi doğurmaz. Kelime sesi sınırlar. Ona toplumsal bir maske takar.
Bu yüzden aynı kelime bir ağızda iyileştirir, başka bir ağızda yakar. Kelime aynıdır. Yük aynı değildir.
Ses çıktığı anda artık sana ait değildir. Geri çağrılamaz. Geri alınamaz. Düzeltilemez.
Ses bir yansımadır. Ve her yansıma kaynağını ele verir. Ses söylediğini değil, söyleyeni açığa çıkarır.
Niyet kelime değildir. Niyet düşünce değildir. Niyet duygu bile değildir. Niyet, sessiz bir rezonans kararıdır.
Beyin niyet anında belirli frekans bantlarına girer. Bu bantlar bedenin su bazlı iletkenliği üzerinden yayılır.
Su hafızaya sahip değildir. Ama frekansa uyum sağlar. Bu yüzden aynı su; kanda başka, beyinde başka, hücrede başka davranır. Bu hafıza değildir. Bu rezonanstır.
Niyet ve gücün kırılma noktası:
Kelime madde değildir. Niyet madde değildir. Ama taşıdıkları yük, maddeyi deler.
Demir serttir. Çelik dayanıklıdır. Duvar kalındır. Ama hepsi atomdan oluşur. Atom boşluk ve titreşimdir.
Kelime ve niyetin kütlesi yoktur. Ama rezonansla bedeni değiştirir, davranışı eğer, kararı büker, zamanı aşındırır.
Duvarı delen kelime değildir. Duvarı delen yüklenmiş dalgadır.
İnsan demiri sesle kırmaz. Demiri rezonansla yorar.
Büyü yoktur. Vudu yoktur. Gizli güç yoktur. Yanlış isimlendirilmiş rezonans vardır.
İnsan söylediği sözden değil, titrettiği frekanstan sorumludur.
Çünkü kelime madde değildir. Niyet madde değildir. Ama yükleri, maddeyi bile ikna eder.
Bu metin bir inanç değil, bir rezonans önerisidir.
Bu metin, kelimenin taşıdığı yük ve frekans meselesini derinlemesine ele alan Kelimenin Frekansı başlıklı yazıyla birlikte okunmalıdır.
Comments
Post a Comment