Wednesday, June 25, 2025

Duyulan mı, Duyan mı?


Titreşimin Öz’ü: Duyulan mı, Duyan mı?

📝 

Ses nedir?
Gerçekten duyduğumuz şey titreşimin kendisi mi, yoksa onun zihnimizde yankılanan bir yansıması mı?

 


 

Her ses, birden fazla titreşim dizisinin iç içe geçmesinden oluşur. Diyaframdan yükselen buhar, çelikten sıkışmış bir basıncı deler gibi çıkar ciğerden ve evrende bir tını oluşturur. Bu tını, doğadaki her frekansın geçici taklidi gibi görünse de… ya aslında doğadaki her şey bu yapay tınıların bir sonucundan ibaretse?

Peki, ya asıl gerçek sadece bir titreşimse: Ses titreşimi.
Ve bu titreşim, maddede değil de maddenin ötesinde bir boyutta mı doğar?

Evrenin derinliklerinden gelen bir çağrı gibi... İnsan beyninin kıvrımlarında değil, beynin ötesinde, iç içe geçmiş evrenlerin sessiz merkezinde yankılanan o ilk titreşim.



 

İç ses nedir?
Gerçekten bir şey duyar mıyız, yoksa bir şeyi hatırlar mıyız?

Her insan yalnızca kendi iç sesini duyar. Diğeri suskundur. Hep suskundur.
Bu suskunluk, iç sesin kendisi midir yoksa sesin olmadığı bir yankı mı?

Ses, düşüncenin yontulmuş halidir.
Ama düşünce… nedir?
Bir fikir mi, bir anı mı?
Yoksa ruhun biçimi mi?



Ve düşünce maddeye etki eder mi?

Ses etkilemezse, düşünce sesin ardındaki gerçek titreşim mi olur?

O zaman şöyle soralım:

– İç sesimiz gerçekten bize mi aittir?
– Yoksa evrensel olan bir ruhun yansıması mıdır?
– Duyduğumuz şey bizden mi gelir, yoksa biz ona mı yankı oluruz?
– Düşünce bir enerji midir, yoksa bir form mu?
– Titreşim olmadan ses olur mu? Ya ses olmadan düşünce?

Ve en önemlisi:
Düşünce, sesin değil; ruhun evrensel iç yansımasıysa…
Kim kime düşünür? Kim kimin titreşimidir?


E.G.

🐞

No comments:

Post a Comment

Digital Alphabet Theory

A New Ontology of Atom, Information, and Field Introduction: Why Is a New Theory Needed? Modern physics defines the atom and quantum phenome...