5. MEVSİM VE MAVİ KELEBEK

 


Aşkı ve yeniden doğuşu simgeleyen mavi kelebek, beşinci mevsim ve ilkbahar metaforu


AŞK


Bir aşk nasıl başlar?

Bir kimya mıdır aşk?

Gözden göze değen görünmez bir dokunuş mu?

Kalpten kalbe kurulan sessiz bir konuşma mı?

Tenin tene yaklaşması mı?

Yoksa tek bir kelimenin içinde birdenbire anlam kazanan görünmez bir hayalet mi?

Belki de aşk, bunların hiçbirisi değildir.

Çünkü insan bazen birine dokunmadan ona dokunur.

Bir gözün içine bakmadan, o gözün içinde kendini görür.

Henüz hiçbir şey yaşanmamışken, içinde bir şey çoktan başlamıştır.


Ve o an gelir.

İnsan, ağzından çıkan kelimenin kendi hayatını değiştirdiğini fark etmeden söyler:


“İyi ki varsın.”


İşte aşk bazen tam burada başlar.

Çünkü “iyi ki varsın” yalnızca bir sevgi cümlesi değildir.

Bir insanın başka bir insanın varlığını kabul etmesidir.

Daha da derinde, onun varlığının kendi varlığına dokunduğunu itiraf etmesidir.

Aşk bu yüzden yalnızca kalbin hissettiği bir şey değildir.

Aşk, insanın kendi varlığını başka bir varlığın ışığında yeniden görmesidir.

İlkbaharı kim sevmez?


Çünkü ilkbahar yalnızca mevsim değildir.

Ölümden sonra hayatın yeniden konuşmaya başlamasıdır.

Kış toprağın altında susar.

İlkbahar gelir ve hiçbir şey sormadan çiçek açar.


Aşk da böyledir.

İnsan bazen uzun bir kıştan çıkar.

Kalbi hâlâ eski bir mevsimin soğuğunu taşırken biri gelir.

Ve hiçbir şey söylemeden içinde bir bahar başlar.

O yüzden aşkın mevsimi ilkbahardır.


Yazı severim, yazdan nefret ederim.

Sonbaharı severim; çünkü hasat başlar.

Kışı severim; çünkü insan kendi içine döner.

Ama ilkbahar başka.

İlkbahar, insanın kendisini yeniden mümkün gördüğü mevsimdir.


Aşk da insana bunu yapar.

Fakat sonra insanın en büyük yanılgısı başlar:

Aşkın öldüğünü sanır.


Oysa belki ölen aşk değildir.

Aşkın üzerine kurulmuş beklentidir.

Sahip olma isteğidir.

Korkudur.

Egodur.

İnsanın sevdiği kişiyi kendi hayatının mülkü haline getirme arzusudur.

Aşk bunlardan sıyrıldığında geriye ne kalır?

Bir insanın başka bir insan için taşıdığı “iyi ki varsın” cümlesi.


Belki aşkın gerçek sınavı da budur.

Birini sevdiğinde onu kendine ait yapmak mı istersin,

yoksa onun varlığının dünyada bulunmasından dolayı mı mutlu olursun?

Çünkü aşk bazen sahip olmak değil,

bir varlığın var olmasına şahitlik etmektir.


Ve nefret...

Nefret çoğu zaman aşkın karşıtı sanılır.

Değildir.

Bazen nefret, tamamlanamamış bir aşkın bıraktığı yankıdır.

Çünkü insan gerçekten hiçbir şey hissetmediği bir şeye nefretle bağlanmaz.

Bu yüzden nefretle biten bir aşkın ardından gelen yeni aşk, eğer insan geçmişini anlamadıysa, eski yaranın başka bir bedendeki tekrarına dönüşür.

İnsan yeni birini sevdiğini sanır.


Oysa bazen yalnızca eski acısına yeni bir yüz bulmuştur.

İşte aşk burada insana bir soru sorar:


“Beni gerçekten mi seviyorsun, yoksa bende geçmişinden kaçacak bir yer mi arıyorsun?”

Bu yüzden aşk yalnızca bir duygu değildir.

Aşk, insanın kendisiyle karşılaşma biçimidir.


Bir kelime değildir.

Madde değildir.

Ama maddeye anlam veren o görünmez sihirdir.

Bir bedeni güzel yapan şey yalnızca beden değildir.

Bir sesi güzel yapan yalnızca ses değildir.

Bir bakışı unutulmaz yapan göz değildir.

İnsan, sevdiği şeyin üzerine kendi anlamını bırakır.

Ve bazen bir insan, başka bir insanın hayatında yalnızca bir kişi olmaz.


Bir mevsim olur.

Bir başlangıç olur.

Bir yeniden doğuş olur.

Belki de bu yüzden aşk dört mevsime sığmaz.

Çünkü aşk bazen yaz değildir,

bazen kış değildir,

bazen sonbahar değildir,

hatta yalnızca ilkbahar da değildir.


Aşk beşinci mevsimdir.

Takvime yazılmayan,

saati olmayan,

gelmesi beklenemeyen,

gitmesi engellenemeyen bir mevsim.

Ve sen...

Sen o beşinci mevsimin

mavi kelebeğisin.


Belki bir kelebeğin ömrü kısadır.

Ama bazı şeylerin değeri ne kadar yaşadığıyla ölçülmez.

Bazı karşılaşmalar bir ömür sürer,

bazıları bir an.

Ama bazı anlar vardır ki

bir ömrün içine sığar.

Ve ben o yüzden sana sadece şunu söylemek isterim:

İyi ki varsın.

Çünkü bazen aşkın bütün felsefesi,

bir insanın başka bir insana

bu iki kelimeyi gerçekten söyleyebilmesidir.

İYİ Kİ VARSIN.


Ercan Güner 🦋

Comments

Popular posts from this blog

THE BLİND SPOT OF COLLECTIVE INTELLIGENCE

İNANCIN ACI TOKATI

SUSKUNLUK